KİTAPLAR
TAKVİMLER
KRİSTALLER
KALEMLER
ROZETLER
ANAHTARLIKLAR
BAYRAKLAR
KRAVATLAR
STİCKER
CD SETLERİ
BÜRO SETLERİ
DİĞER ÜRÜNLER
ÇERÇEVELER
PROMOSYONLAR
Tel Kapakları
T - SHIRT LER
TAKI - AKSESUAR
PORSELEN GRUBU
CAM GRUBU
3

DON KİŞOT

FİYAT: 12 TL

CERVANTES ' DEN DON KİŞOT 376 SAYFA

Cervantès’in tam adı, Miguel de Cervantès Saavedra’dır. 1547 yılında

İspanya’nın Alcalà de Henares şehrinde doğdu. Madrid Üniversitesi’ni

bitirdiği hâlde, geçimini temin edeceği bir iş bulamadı. Roma’ya gitti. Bir tanıdığı aracılığı ile Kardinal Guilio Acqua Viva’nın maiyetine girdi. Kardinal ve çevresindekiler, Orta Çağ zihniyetini sürdüren, katı ve mutaassıp birer Haçlı idiler. Cervantès, henüz Osmanlıları tanıyacak fırsatı bulamamıştı

ama Endülüs Emevîlerinden geriye kalan Müslümanları çok iyi tanıyordu. İçlerinden yakın dostları vardı. İyi insan, iyi komşu ve iyi arkadaş idiler.

Kitabın yazarını, 1571 yılında, İspanya ile Venedik’in Osmanlılara karşı başlattıkları Haçlı seferinde deniz askerî olarak görüyoruz. İnebahtı Savaşı’nda sol kolu, aldığı yara sonucu, sakat kaldı. Osmanlılara esir düştü. Dört senelik esaret hayatından sonra, kaçmaya çalışırken bindiği gemi

Osmanlı deniz devriyeleri tarafından yakalandı. Arkadaşlarıyla birlikte Cezayir’e götürüldü. Beş sene gibi uzun bir müddet burada kaldı. Böylece toplam dokuz yılı Osmanlı topraklarında geçti. Zaten yabancısı olmadığı İslâmî kültürle tanışma fırsatı buldu. Esaret hayatı bitip memleketine döndüğünde kimse onu kahramanlar gibi karşılamadı. Açlık, sefalet ve hastalık her yanı sardığından herkes kendi derdine düşmüştü. Sakat kaldığı için, kendisine maaş bağlanmadığı gibi; karnını doyurabileceği bir iş de

verilmedi. Onu kutsal savaşa teşvik edenler, gazilik ünvânı bağışlamak şöyle dusun; Osmanlı topraklarında kaldığı müddet içerisinde dinini değiştirmiştir diye şüphe ile bakıyorlardı. En çok canını sıkan şey, adının "Çolak

Cervantès”e çıkmış olmasıydı… Gördüğü vefasızlık karşısında Kral’a ve Kilise’ye küstü. İşsizlik sebebiyle yoksul düştüğü hâlde devlet kapısından

uzak durdu. Kendisini Edebiyat’a verdi.